Eski Mısır Yazıtlarında Ufolar

AKHNATON ‘nun Bebekleri

Eski Mısır Tarihiyle ilgili tüm kayıtlar bir zamanlar bu yörenin yoğun olarak “ Dünya Dışı Varlıklar “ tarafından ziyaret edilmiş olduğunu göstermektedir… Örneğin Eski Mısırlılar, kendi semalarında ortaya çıkan uzay gemilerini “ Gökyüzünde seyreden güneşin kayıkları “ olarak isimlendirmişlerdir.
Konunun ilginç bir başka yanı da , yine eski kayıtlarda açıkça yazıldığına göre ; Büyük Piramidin yapımı sırasında bu “ Güneş Kayıkları”dan bir tanesi yapının içinde bir yere gömülmüştür.
AKHNATON

Mısır kökenli kaynaklarda dünya-dışı astronotlar sorunu daha belirgin olarak karşımıza çıkmaktadır. Menfis’de firavunu ziyaret eden Tanrı PTAH , uçan bir gemi kullanırdı. Güneş Tanrısı RA için , “Yıldızlarla ay arasında dolaşırsın… gökyüzü ile yeryüzü arasında Aton’un gemisini yönetirsin…” der eski bir yazıt.
Yakutlar’ın cenazesinde okunan bir duada “ Işıldayan arabalarıyla yıldızlardan inen ruhlar…” dan söz edilir. Çok eski bir geçmişte Nil ülkesine üstün bir varlığın geldiği ve oradaki insanlara uygarlık aşıladığı Mısır’da hala söylenir. Bu üstün varlık, Mısırlılara seslerle, fikirleri kaydedebilmeleri için simgeler gösterdi. Müzik çalabilsinler diye ellerine arp verdi. Yıldızları gözleyip , krokilerini çıkarmasını , rakamlarla sayı saymasını , şifalı otlar ve ilaçlarla hastaları iyi etmelerini öğretti. Mısırlılar bütün bunları öğrenince , yabancı , onlara veda ederek, göklere uçtu gitti. Adı Tanrı THOT’ tu.
Eski Mısırlıların güneşle ilgili bir inanca bağlı oldukları da çok iyi bilinen bir gerçektir. Eski krallığa ait Piramit yazıları, firavunun tanrılar ve gemileri aracılığıyla göklerde tanrısal gezintilere çıktığından söz eder. Bunlara göre Güneş Tanrısı Ra göklerde gemisiyle yolculuk yapardı. Yine bu yazıtlarda gökyüzünü gemilerle aşan yüce yaratıklardan söz edilmektedir. İşte Güneş Tanrısı Ra için yazılmış bir yazıdan bir bölüm:
“Sen, yıldızların ve ayın altında dolaşansın. Sen, Aton gemisini yorulmak bilmeden dönen yıldızlar ve Kuzey kutbundaki batmayan yıldızlarla yeryüzü arasında sürensin.” Ve bir Piramitten alınan bir bölüm: “Sen, güneş gemisini milyonlarca yıl yönetensin.”

NEFERTİTİ

Mısır’daki resim ve destanlar, tanrıların yıldızlardan geri gelerek, iyi korunmuş gövdeleri yeni bir hayata uyandıracaklarını söylerler. Mezar odalarından çıkan mumyaların gövdelerinin kusursuz bir biçimde muhafaza edilmiş olması ve mezarın ötesindeki bir hayata ulaşma inancı da buradan gelir. Eski Mısır’ın İncil’i olarak kabul edilen 3500 yıllık Ölüler Kitabı’nda ise birtakım insanların bilgileri sayesinde uzaya sıçrayabildiklerinden söz edilmektedir, hatta yıldızlarda yaşayan varlıklardan bahsedilir. Tanrı Thot, Nil halkına tıp, edebiyat, matematik ve fen’in esaslarını öğretmiş bir kültür taşıyıcıdır; görevini bitirdikten sonra yıldızlı göğe doğru yükselip gitmiştir.
>Mısırlılar yıldızlara da özel bir ilgi göstermekteydiler. Köpek yıldızı da denilen ikili yıldız Sirius’un hanedanlar dönemi Mısır’ın erken gelişim ve kültüründe büyük rol oynadığı bilinmektedir. Eski Mısırlılar Sirius’u dünyanın gelişiminde evrimsel bir anahtar olarak görmüşlerdir. Amerikalı bilim adamı Robert Temple, “Sirius Gizemi” adlı kitabında yeryüzünün binlerce yıl önce Sirius sisteminden gelen varlıklar tarafından ziyaret edildiği varsayımını ortaya atmış ve M.Ö. 4500-3400 tarihleri arasında Eski Mısır’da gerçekleşen ilkellikten yüksek kültür standartlarına doğru gerçekleşen bu ani sıçramayı bu varlıklarla yapılan doğrudan temasın bir sonucu olarak nitelemiştir. Temple, Mısır ve Sümer kayıtlarından bilgiler sunarak hanedanlık dönemi Mısır’ın yükselişinden önce dünya dışı varlıkların ortaya çıktığına dair ikna edici bir tez öne sürmektedir.

Eski Mısırlılar, Tanrıların tapınaklarda yaşadığına inanmakta ve tapınakları yaratılışın merkezi olarak görmekteydiler. Tapınakların bu sembolik rolü, gerek konumlarıyla gerekse dizayn ve iç dekorasyonlarıyla ifade edilmiştir. Eski Mısır tapınaklarının duvarları ve tavanları, bazıları diğerlerinden daha ilginç ve dikkate değer pek çok resimle süslenmiştir.

Firavun Seth’in mezarında bulunan hiyerogliflerde “Tanrı’nın gemisinde dinlendiği” yazılmaktadır ve bu yazıya bir “Uzay Gemisi” figürü eşlik eder.
Abydios Tapınağında bulunan bir duvar panosunda ise (üstteki her iki resimde helikoptere ve uçağa benzeyen şekiller yer almaktadır. Panoda bu şekillerin yanısıra başka uçan cisimler de resmedilmiştir. Kahire’deki bir müzede bulunan eski çağlardan kalma küçük planör modeli ve yine Mısır’da ve Güney Amerika’da bulunan diğer uçak modelleri de aynı ölçüde merak uyandırıcıdır.
Bu veriler ışığında şunu çok net bir şekilde söyleyebiliriz ki, ya geçmişte dünya üzerinde teknolojik açıdan çok gelişmiş uygarlıklar yaşamış ve daha sonra yok olmuşlardır; ya da dünyamız dünya dışı varlıklar tarafından eski çağlarda da ziyaret edilmiştir.

Reklamlar
Bu yazı PİRAMİTLER, UZAY içinde yayınlandı ve , , olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

15 Responses to Eski Mısır Yazıtlarında Ufolar

  1. Geri bildirim: Eski Mısır Yazıtlarında Dünya Dışı Yaşam « Evren ve İnsan

  2. pınar dedi ki:

    güneş tanrısı Ra ya yazılan yazıda hangi alfabe kullanıldığını bana soyleyebilir misiniz?

  3. pınar dedi ki:

    ya da bana bunu öğrenebileceğim bir isim verebilr mişiniz?

  4. Anonim dedi ki:

    mısıra qit bulursun dedemın babası oralarda 😀

  5. Cansu dedi ki:

    Eski Mısır daki tüm gizler daha çözülmedi
    peki ne var ki bu gizler nasıl çözülemiyor bu kadar zor çözülemeyen giz nedir bunu bulan varsa yazabilir mi??

    • onur dedi ki:

      bence de haklısın daha çözülemeyen birçok giz var mesela bir mısır hiyeroglifinde piramitlerin yapımındayken piramitin içine hiyeroglifler çizerken ortamın kranlık olduğu ve bir ışık kaynağı kullanıldğı söylnir ama bu meşale ya da gaz lambası deil farklı bir ışık kaynağı. arkeologlar bu lambaları bulmuşlar ama kaynağı bulamamışlar. bazılarına göre bizim kullandığım lambalar olabliceği söyleniyor ama akla yeni sorular ortaya çıkıyor eski dönemde elektrik olduğumu. benim antik mısıra ilgim var. bunların bir kısımın doğru olduğu ortaya çıkyor. bana kalırsa antik mısır tanrıları da var olmuş olabilir. çünkü ben bi hikaye yazacak olsam bu kadar hayl edipte resimli yazılara dönüştüremem.

  6. sadik dedi ki:

    Eger antik misir yaziari cozulurse silbastan olur tum hersey ben uzun zamandir calisiyom baya cozdum sukadarni soyleyeyim onlar buz yazilari bizim icin taslara yazmislar biz anlayalim diye resimli sekilde ifade etmisler cunku onlar birgun. Imparatorluklarinin bitecegini biliyodu onlarda sifirdan basllamislardi biten bi imparatorluktan herseyi bizim icin yazdilar biz daha rahat anlayalimdiye ama biz baska seyer aradik dusunun tarimda elektrik kullanip daha verimli daha cabuk gida elde ediyolardi neyse kalin saglicakla bu ilimle ilgilenen olursa gorusuruz ciddi manada

  7. Geri bildirim: Eski Mısır Yazıtlarında Ufolar - Medyum | Medyum

  8. ardit dedi ki:

    ben misirca okumaya biliom google da misir alfabesi yazin orenin

  9. Anonim dedi ki:

    kurandada yazildigi gibi dunyada bir gezegen olduguna göre diger gezegenler gibidir digerlerindede canlilar vardir evrende yanliz degiliz yeri ve gögu her ikisi arasindaki her seyi yaratan odur

  10. Geri bildirim: Eski Mısır Yazıtlarında Dünya Dışı Yaşam « Korhan Afsar

  11. Birturk Birrturk dedi ki:

    Yazıtların okunup doğru açıklandığına inanmıyorum. Çünkü tıptaki erkek sembolü ” o+ “, dişi sembolü ” > ” , spermin şekli, dişi ve erkek hayvan motifleri var. Yani üreme ile ilgili konuyu anlatıyor.
    Uzaydan direk olarak bir canlının da gelmesi söz konusu edilemez. Ancak dünyamızdan uzaya açılanların, tekrar dünyaya dönmeleri mümkündür. Tıpkı Rus koz manatları ve NASA koz manatları gibi.
    Bir bitki tohumu toprağa düşer ve kendi bedenini o tohumdan yaratmaya başlar. Beden büyür, tohumlar olgunlaşır, beden ölür, tohumlar tekrar toprağa düşer ve ölen bedeni tekrar yaratır. Bedenler ölürken, tohum/sperm bakidir/ölümsüzdür, can/ruh bedenlerin hayat kaynağıdır.
    Bunun adı Reenkarnasyondur!
    “Evrende, hiçbir şey yoktan var olmaz, var olan da yok olmaz!” Yani, reenkarnasyondur!
    Kalıtım/soya çekim de yine bunu ispatlamaktadır!

  12. Caner dedi ki:

    59/HAŞR-24

    Huvallâhul hâlikul bâriûl musavviru lehul esmâul husnâ, yusebbihu lehu mâ fîs semâvâti vel ard(ardı) ve huvel azîzul hakîm(hakîmu).

    O Allah ki; Yaratan’dır, Bâri’dir (yokken var eden), Musavvir’dir (şekil verendir), güzel isimler O’nundur. Göklerde ve yerde olanlar O’nu tespih eder. Ve O; Azîz’dir (yücedir), Hakîm’dir (hüküm ve hikmet sahibidir).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s