Şeytan St. Louis Şehrindeydi

Bu 60 Senedir anlatılan olayın hikayesidir. Bu olay üç nesildir St. Louis Şehrinde konuşulmakta bir çok bilimsel araştırmaya ve kitaba mevzu olmuş dur. Filmi ve belgeseli çekilmiş . Bu şimdiye kadar tam bir netice alınamamış en büyük paranormal olaylardan biridir. bu olay üzerinde bir uzman ekibiyle en geniş incelemeyi yapan Troy Taylor ‘un kitabından alınmış bilgilerle berraber aşağıda geniş bir konu bulacaksınız .
1949 senesi Ocak ayında o zaman 13 yaşında olan “ Robbie” nin ailesi oturdukları evin duvarlarından ve bodrumundan gelmekte olan sürtünme veya vurulma gürültüleri ile rahatsız olmaya başlamışladır. Evin Fareler tarafından işgal edildiğine inanan aile ; fareleri öldürülmesi için bir uzman çağırmışlardır. Ancak gelenler her hangi bir kemirgenin izine rastlamamışlardır. Ancak onların çağrılması neticesi bu seslerin oluşumunda ve şiddetinde büyük artma meydana gelmiştir. Seslere bu kere de sanki birileri evin içinde yürüyormuş gibi gürültüler eklenmiş. Bunun yanında da ev sakinlerini en fazla rahatsız eden de evin eşyalarının
Hiç kimsenin müdahalesi olmadan büyük gürültülerle yer değiştirmeleri olmuştur.
Bütün bu olaylar bir tarafta olurken ikinci korkutucu hadise ise “ Robbie “ nin bilinmeyen bir kuvvet tarafından rahatsız edilmeye başlaması olmuştur. Bilhassa gece yatağında uyurken yatağına büyük darbelerle vurulması üzerindeki yorgan veya battaniyelerinin bilinmeyen bir kuvvet tarafından çekilip odanın içinde savrulması. Buna mani olmaya çalışan Robbie de bu kuvvet tarafından yatağından yere atılmakta ve orada sürüklenmekteydi.

Çocuğun bir kuvvet tarafından taciz edildiğine inananlar daha sonra Ouja Tahtası ile yapılan İncelemede bundan emin oldular Tillie Teyze adındaki Spiritüalizm ve Okültizm ‘ le ilgili bir tanıdıklarının bu olaylar başlamadan kısa bir müddet evvel ölmüş olması bu olaylara onun sebep olduğu düşünülmüştü Tillie Hala 26 Ocak 1949 da oturduğu St. Louis şehrinde bir çok iç hastalıktan ölmüştü. Ama burada bir zamanlama hatası yaptıklarını fark edememişlerdi zira Hala Tillie , Robbie de bu olaylar başlamasından bir kaç gün sonra ölmüştü. Buda onun bu işle bir ilgisi olmadığını ortaya koymaktaydı. Ancak panik içinde bir sebep arayan aile bu iki olayı bir araştırma yapmadan ilişkilendirmişti.

Tüm olanlar bir ajandaya kaydedilmişti. Ajandanın nasıl gün yünüze çıktığını anlatmayacağım ama işte orada yazanlar ve daha fazlası:
Ajandaya göre ilk başta sadece duvarlarda gürültülerle başlayan fakat gittikçe gürültülerin yeri genişlediğinden ve bilhassa Robbie’nin kendisinin doğrudan bilinmeyenler tarafından hücuma uğradığından Annesi bunun sebebi olarak Tillie teyzeyi görmüş ve onun ölmüş olmasından dolaysı ruhuyla temasa geçmeğe uğraşmıştır. Bu ruhsal oturumda Tillie Teyzenin ruhu çağrılmış. Ve Anne ona eğer geldinse üç defa masaya vur demiştir. Bunun üzerine odada bulunan Robbie , babası, ve büyük annesi odada soğuk bir esinti his etiklerini sonrada masaya üç kere vurulduğunu söylemişlerdir. Bu kere Anne sorusunu tekrar etmiş geldinse bu kere 4 defa vur demiş .daha lafını bitirir bitirmez dört defa vurulmuş arkadan duvarlardan daha sert sesler ve masadaki örtü havada uçmuş. Pencerelerdeki perdeler yerlerinde sökülmüş ve oda baştan aşağı sallanmış.
Bunları gören odadakiler büyük bir korku ile ve asıl sorularını “ Robbie’ye sataşan sen misin ? “ diye aceleyle odadan dışarıya kaçmışlardır.
Tillie teyze veya Hayaletini rahat bırakarak

Robbie ‘ nin bir ruhsal varlık tarafından teslim alındığını ve tacizde bulunulduğuna inanmaktaydı. Bu ruh Tillie Teyzeyle ilgisi bulunmayan kötü bir ruhtu.
Bütün bu zaman zarfında ailede perişan bir şekilde bu olaylara bir çare aramaktaydı.
Bu arada çare olarak iki Lütherien papaz çağırmışlardı. Zira Robbie vaftiz olurken Evangelist yani Martin Lüther tarafından kurulan bir kilisede vaftiz edilmişti.
Gelen papazlar Robbie ile yalnız bir şekilde evinde baş başa uzun bir müddet konuşmuşlardır. Ancak Robbie de onların gelişiyle bir değişiklik olmuş ve bilinmeyen bir lisanda konuşur olmuş. Bunu fark eden papazlar onu dikkatle dinleyince Robbie ‘nin İbranice konuştuğunu söylemişlerdir. Daha sonraları bu dil meselesi yüzünden çağrılan Washington Üniversitesinden bir dil uzmanı profesör Robbie’yi dinledikten sonra onun “ Aramic “ lisanında konuştuğunu söylemiştir. Bu çok büyük bir şaşkınlık yaratmış zira 13 yaşında bir çocuğun Tevratın yazıldığı devirde yani bu olaylar 1975 de cereyan ettiğine göre en az 3500 – 4000 sene evvel konuşulmakta ve genelde din kitaplarının yazılmış olduğu bir dil olan “ aramic “ lisanını nereden ve nasıl öğrenmiş olabilirdi.
Rahip Luther Schulze Lutherien mezhab papazlarından ve ayrıca Robbie ailesinin bağlı olduğu kilisenin papazı beraberce evlerine gelerek Robbie ‘ ile dua etmek istemişlerdir.
Dualarında Robbie’ye musallat olan şeyin onu rahat bırakıp gitmesini Tanrı adına istemiş ve emretmişlerdir. Anacak bunun herhangi bir faydası olmamıştır. Bunun fayda vermediğini gören Rahipler bu kere de Robbie’yi yanlarına alıp kiliseye gitmişler ve dualarını birde orda tekrarlamışlardır. Ancak buda herhangi bir değişiklik getirmemiştir.
Aynı sesler evde devam etmiş ve geceleri yatağında yatan Robbie yapılan sataşmalar daha da artarak sürmüştür. Bunu üzerine Şubat ayında Rahip Schulz bir deneme yapmağa karar vermiştir. Bu denemenin sonunda bu seslerin sebebi evdeki bir varlık mı yoksa bu doğrudan doğruya Robbie den mi kaynaklandığını anlamak.
Bunun üzerine Anne ve babasına Robbie’nin odasında yalnız bir gece geçirmesini teklif etmiştir. Çocuklarının biran evvel iyileşmesini isteyen Anne ve baba hemen bu teklifi kabul etmişlerdir.
O gece bayan Schulze evin misafir odasında Rahip ise Anne ve Babanın çift kişilik yataklı odasında yattı. Ancak 10 dakika sonunda Shulze Robbie ‘nin odasından gelen sesler duyduğunu belirtti. Sanki sağa ve sola çekiliyor bir de sallanıyordu. Aynı duvarların içinden gelen tuhaf sürtünme sesleri de duydu. Hemen odaya gitti ve yatağın hem sallandığını hemde sağa sola hareket ettiğin gördü. Bunun üzerine dua ederek yatağa durmasını söyledi fakat buna karşın sallantı ve hareket daha da fazlalaştı. Buna yatağında uyumadan fakat hareketsiz gözleri açık bir vaziyette duran Robbie’nin sebep olduğunu düşünerek ona yataktan çıkıp öbür odada bulunan çok ağır ve kalın kolları olan bir kanepeye yatmasın söyledi. Denileni yapan Robbie o koltuğa uzandı. Fakat onu gözetleyen Shulze şaşkın bakışları altında bu kere de koltuk duvardan 20 cm kadar ayrıldı ve sonrada her tarafa doğru hareket etmeğe başladı. Bu ara Shulze da Robbie duvara doğru giden koltuğu bacaklarını duvara dayayarak itmesini söyledi. Fakat çocuğun buna kuvveti yetmedi ve koltuk büyük bir hızla duvara yanaştı ancak çarpmadan 5 cm kala durdu. Sonrada birden sanki şaha kalkarak içinde uzanmış olan Robbi’yi terde halının üstüne indirdi.
Etrafa panik ettirmemek için soğukkanlılıkla hareket eden Shulze bu kerede bir çok yastığı alıp onları üst üste ve yan yana koyarak br yer döşeği yaptı ve Robbie bunların üzerine uzanıp uyumasını söyledi. Ancak ikisinin de şaşkın bakışları altında yastık yığını yavaşça hiç bozulmadan yataklardan birinin yanına doğru kaymağa başladı sanki yere değmeden süzülüyor gibiydi. . Bu arada Robbie elleri ortadaydı onun bu hareketi yapmasına imkan yoktu .

Yatağın yanına hiç şekli bozulmadan gelen yastıklar orada durdular.Bu hareketli geceden sonra Shulze yine bir bilinmeyen karşısındaydı ve bu kere içinde bir korku da belirmişti. Robbie’nin anne ve babasına oğullarını bir psikoloğa götürmelerini ve onun bu olay hakkında dediklerini öğrenmelerini tavsiye etti. Aynı zamanda rahip meşhur Duke Üniversitesinde Parapsikoloji Laboratuarını kuran Dr. Rhine ‘ de baş vurdu ve olan olayları anlattı. Bunun üzerine Dr. Rhine ve bu mevzularda yardımcısı Louis Rhine çocuğu görmek için North Carolina hareket ettiler. Ancak orada inceleme yapmak için bulundukları müddetçe hiçbir olay olmadı. Fakat Dr. Rhine bu olayların bilinçsizce Robbie tarafından eşyalar üzerinde etkisiyle olduğuna ve normal bir poltergeist problemi olduğuna kani idi. Zira olaylar daha evvel Dr. Rhine’nin araştırdığı olaylardakilere uymaktaydı.
Ancak tam işler bu şekilde yoluna girmek üzere iken bu kere daha değişik bir şekilde oluşmağa başladı. Bu kere Robbie’nin vücudunda çizikler ve kanlı tırmık izlerine benzer yaralar belirdi.
Shulze bu kere Katolik bir papaza baş vurulmasını tavsiye etti.

…ve bundan sonra olaylar çok daha kötü bir şekle dönüştü

Bunun üzerine söylentilere göre Robbie’nin babası Maryland’deki Mount Rainier St James Kilisesine başvurdu. Orada genç bir rahip olan Edward Albert Hughes ile görüştü. Edward aynı zaman Kilisenin baş rahibinin de yardımcısı idi. Böyle şeylere karşı şüpheci ve pek inanmamaktaydı .Ama ısrar üzerine gidip Robbie’yi görmeğe razı oldu.
Robbie ona geldiğinde Latince karşıladı ve konuştu( halbuki hiç Latince bilmemekteydi) . Rahib’in gelmeden Baş piskoposundan gerekirse bir exocisme tatbik etme izni almıştı.
Bu Georgetown Hastanesinde gerçekleşti şubat Ayında. Robbie transa girmiş gibiydi ve Rahibe karşı küfürlü konuşuyordu. Rahib ona sakin olmasını emretti ancak bu arada nasıl olduysa madeni yatağın bir vidasını yerinden çıkarmış olan Robbie onun Rahibin yüzüne şiddetle fırlattı.
Bunun üzerine rahip St. James’i terk etti . Söylentilere göre büyük bir sinir krizi geçirdiği ve hayatı boyunca artık tek elini kullanmayacak bir felç geldiği ve bir daha vaaz veremediği denir.

Jezuit papazın Ajandasına göre acayip olaylar gerçekleşmeye başlamıştı 26 Şubat dan itibaren.
“ Gencin vücudunda kanlı tırmık ve sıyrık izleri görülmeğe başlandı “ Bu 4 gece daha sürdü. 4 geceden sonrada vücudunda kanla yazılmış kelime ve harfler görüldü. Bu harfler düzgün ve okunaklı bir şekilde vücuda sert ve sivri bir şeyle kazılmıştı.
Bu sırada Robbie’nin annesi Maryland’ın haricine bir seyahat Robbie’ye iyi geleceğini beklide biraz değişiklik psikolojik baskıları da azaltacağını düşünüyordu.
Beklide St. Louis bir seyahat onlara iyi gelir ve dertlerini unuturlar. Zira Anne oralıydı ve halen orada bir çok tanıdığı ve akrabası vardı.
O sırada ço ilginç bir olayda oldu . Anne bu St. Louis seyahatsinin iyi geleceği düşünceleri içinde iken bir sabah Robbie’nin göğüs kafesine yine sivri bir aletle Louis diye yazılmıştı. Bunu bilinmeyen varlığında aynı fikirde olduğu neticesine varıldı. En ilginç tarafı da bu yazının Robbie
Nin göğsünde sabahleyin üç dört kişi birden kahvaltıdan sonra salonda otururken ve Robbie de bir gazetedeki yazıyı okurken yani iki elide meşgulken aniden her kizin gözü önünde belirmesiydi.
Ajandaya göre yazı aynı şekilde Robbie’nin sırtında da oluştu. Daha sonra St. Louis deyken Robbie’yi bu şehirde okula göndermek konuşulurken bu kerede aynı harflerle “ NO “ yazısı
Belirdi . Aynı şekilde büyük birer “ N “ harfi de iki bacakta belirdi.
Bunu normal ötesi güçler tarafından yazıldığına inanan Anne onu St. Louis de okula gönderip bu güçlere karşı gelmek istemediğinden kabul etti. Bir ara bu yazıları bilinçli veya bilinçaltı sayesinde Robbie’nin kendisi yarattığı düşünüldü. Ama bu düşüncede pek tutmadı zira kısa bir müddet evvel Robbie baştan aşağı doktor kontrolünden geçmiş ve her şey normal bulunmuştu
Yine kayıtlara göre bu kere Anne Robbie’yi St. James kilisesindeki peder Hughes ‘e elinde doktor neticeleriyle beraber götürmüş. Olanları dinledikten sonra onlara şu tavsiyede bulunmuştur . Takdis edilmiş mum yakın odasında, Kutsal su bulundurun ve özel Dualar söylesin. Bunların çocuğun bu halden kurtulmasına yardımcı olacaktır.
Robbie nin annesi ilk başta kutsanmış mumlar kullanmaya başlamıştır. Fakat mumların yakılması ile pencereleri kapalı evde kuvvetli bir esinti başlamış sonradan sanki evin içinde fırtına esiyormuş gibi rüzgar mumları kıracak şekilde söndürmüştür.
Mutfakta sakladıkları Kutsal su geldiğinden itibaren de ortadaki masa üzerine ne konursa sanki şaha kalkıyor ve üzerinden yere atmaya başlamıştı. Ayrıca göz ve dolaplarda ne varsa yiyecek veya içecek gibi hepsi yerler dökülmüştü.
Bu arada bazı kişiler Bu karışıklardan sorumlu olarak Robbie2yi görmekte ve onun kendi üzerine dikkatleri çekmek için bu olayları tertiplediğine inanmaya başlamışlardı.
Başka bir grup ise oğlanın Tanrıya ve dine inanmadığından bütün bu olayların olduğunu düşünüyorlardı.
En son çare olarak Robbie’nin Katolik mezhebinde Vaftiz edilmesi ve bu şekilde artık bu normal ötesi olayların biteceği düşüncesiydi.
Bunu üzerine 1975 dayısıyla beraber Kiliseye vaftiz seremonisine giderken birden Robbie’nin kendini çok büyük br öfkenin içinde Dayısının boynuna sarılıp onu boğmağa çalıştığı bir taraftan da bağırarak .
“ Aptal herif , ****** çocuğu , benim vaftiz olacağıma mı inanıyorsun ? Sen deli olmalısın ! “
Demekteydi.
Katolik vaftiz normal olarak 15 dakika sürer ama Robbir’nin ki üç saat sürmüştü zira rahip
Robbie’ye “ Şeytanı ve bütün kudretini ret ediyor musun? “ diye sordukça cevap vereceği yerde çok büyük bir öfkeyle her şeyi yıkmağa çalışıyordu. Ancak bir çok kere tekrardan sonra bu söz söyletilebilmişti.

Neticede başka bir yol görmeyen Jezuit papazlar Robbie’nin exorcism tedavisine tutulmasına karar verirler ve bunun için izin almak üzere Bowden ve Bishop Başpiskopos Joseph E. Rittler ‘e gidip exorcism için izin istemişlerdir. Bu istek Beş piskopos tarafında hemen kabul edilmiş ve istenen izin verilmiştir

Bu arada bu exorcism operasyonuna kaç kişi karıştığa tam olarak bilinmese de bazılarının buna iştirak ettikleri doğrulanmıştır. Peder Bowden , Peder Bishop , ve Peder Lavrence Kenny , Peder Charles O’hara of Marquette Milwaukee Üniversitesinden.
İlk Exorcism Robbie’nin evinde başladı. Papazlar öğleden sonra geç saatte geldiler ve Robbie yattıktan sonra rituel başladı. Çocuk transa girdi ve yatağı gene sallanmaya bir oraya bir buraya gitmeğe başladı. Vücudunda tekrar çizikler belirmeğe başladı . Bu arada Walter’da çocuğun kıpırdamasına mani olmağa çalışıyordu.
Aslında exorcism din adamları ile şeytanın vücudunu sahiplendiği kişi arasında ve o vücuttan şeytanın çıkmasını sağlamak için yapılan bir mücadeledir.
Peder Bowden ‘in 1928 deki exocism olayındaki katkısından bunda tecrübeliydi. Onun için onun idaresinde yapılmaktaydı.
İki aydan fazla süren u mücadele neticesinde Peder Bowden 15 kg zayıflamıştı.
Robbie’ninvücudunun muhtelif yerlerindeki çizikler gittikçe artmaktaydı. Bu arada göğsünde
“ well “ sırtıdada “ spite “ yazısı belirmişti.
Bu uğraş günlerce haftalarca bazen iyiye giderek sonradan tekrar kötüleşerek üç aya yakın bir zaman sürdü . Artık tam bütün ümitler sönecek iken mucize gibi bir şey oldu.
Genelde Robbie normal hareket ediyor ya kitap okuyor veya asistanlarla play station oynuyordu. Ama akşamları sanki o gidiyor ve yerine bambaşka birisi geliyordu.
Exorcism’in bir netice vermediği görünüyordu. Ümitler gittikçe azalmaktaydı.
Bowden tekrar bu işi kurtarmak için çareler ararken aklına 1870 senesindeki bir Exorcism vakası geldi . kiliseye gidip onunla ilgili bilgileri okudu ve o zamanki olaylarla Robbie’nin olayların arasında büyük bir benzerlik olduğunu gördü ve son bir çıkış yolu olarak o zaman yapılmış olanları yapmağa karar verdi.
Bowen Robbieye üzerinde muhtelif dini heykeller bulunan bir zinciri boynuna takmasını ve sağ elinde de Haç tutarak elini havaya kaldırmasını söyledi. Birden Robbie durakaldı ve muhtelif Latince duaların manalarını sordu. Bowden onunla dini bir münakaşya girmek istemediğinden cevap vermedi . Bu kere de Robbie Bowen’na şeytanın ismini ve ne zaman gideceğini sordu.
Robbie birden haykırmaya başladı , beş kişi onu zorla tutup yatıştırmağa çalışmaktaydılar. Bir ara durdu ve kendisinin bir “ Düşmüş Melek “ olduğunu iddia etti. Bowden ise exorcism ritueline devam etmekteydi.
Robbie saatlerce aynı şeyi tekrarladı Bowen ise dualara ara vermeden devam etti.
Birden Robbie kalın bir erkek sesiyle yüksekçe kendisinin “ St Michael the Archangel “
Olduğunu belirtti . o Kalın ses Şeytana “ defolup gitmesini emretti” Robbienin vücudu büyük sarsıntılara ve spazmlarla sallandı ,kıvrıldı. Ve sonra “sustu “
Biraz sonra yattığı yerden kalktı ve gülümseyerek “ o gitti “ dedi normal bir sesle.
Sonra Robbie bir dua okudu ve St. Michael ı elinde ucunda alevler olan silahıyla gelip ona yadım ettiğini gördüğünü söyledi “ .

En sonunda Exorcism bitmişti.

Bu gün Robbie Amerika da eşi ve üç çocuğuyla sakin bir hayat yaşamakta. Değişik bir isim altında.
Kilisede doktorlarda onun ismini söylememe kararı almışlar.

Ancak hala bu üç ihtimalden hangisinin doğru olduğuna tan olarak karar verilmiş değil.

1- Robbe bütün bunları bir şaka olarak başladı sonra iş büyüdü
2- Robbie hakikaten bir ruhsal varlığının tacizine uğramıştı ve Exorcism ile iyileşti
3- Yahut bütün bu olaylara farkında olmadan bilinç altından kendisi mi sebep olmuştu.

Reklamlar
Bu yazı ŞEYTAN içinde yayınlandı ve olarak etiketlendi. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

3 Responses to Şeytan St. Louis Şehrindeydi

  1. Anonim dedi ki:

    olaylar 1975te gerçekleşiyor ama çocuk playstation oynuyor ha? 😀

  2. Geri bildirim: Şeytan St. Louis Şehrindeydi - Medyum | Medyum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s